top of page

Ruh Kalbi Teslimiyet


Ruh Kalbi Teslimiyet
Ruh Kalbi Teslimiyet

Ruh ve Kalbin Teslimiyetinin Hayatımızdaki Önemi

Hayatımızda ruhsal ve duygusal dengeyi yakalamak, manevi huzuru bulmak ve Yaradan’ın bize sunduğu yücelikleri anlayabilmek için teslimiyet çok önemlidir. Ruhumuzun, kalbimizin ve bedenimizin Yaradan’a olan teslimiyeti, bizi hakiki mutluluğa ve içsel huzura ulaştırabilir. Bu yazıda ruhsal teslimiyetin üç temel unsurunu inceleyeceğiz.


Ruhsat  Teslimiyet
Ruhsat Teslimiyet

1. Ruhsal Teslimiyet: Yaradılışın Anahtarlı Kapısı

Ruhsal teslimiyet, Yaradan’a kökten bir bağlılıkla başlar. Hepimizin yaradılışından gelen manevi bir hazineye sahip olduğumuzu bilmek ve bu bilinci yaşatmak, özümüzle bağlantı kurmamızı sağlar.


Yaradan bizlere, nereden geldiğimizi ve nereye gideceğimizi hatırlatan bir ruhsal döngü hediye etmiştir. Bu döngüyü fark edebilmek, Yaradan’a teslimiyetle mümkün olur. Ruhsal teslimiyet, yaradılışımıza uygun yaşamanın özünde yer alır ve özümüze döndükçe Yaradan’ın bütün kapılarını bize açtığını görürüz.


Kalbin Teslimiyeti
Kalbin Teslimiyeti

2. Kalbi Teslimiyet: Özde Birlik ve Sevgi

Kalbi teslimiyet, Yaradan’a koşulsuz bağlanmayı ve sevgiyi hissetmeyi ifade eder. Bu teslimiyet, nefsin üzerinde bir kontrol sahibi olabilmeyi gerektirir. Nefsin arzularına boyun eğmek yerine Yaradan’a boyun eğmek, özümüzle uyumlu yaşamamızı sağlar.


Kalbi teslimiyet, iç huzurumuza ve mutluluğumuza giden yolda en önemli adımlardan biridir. Özümüzle bir olmak ve bu birliği Yaradan’a adamak, yaşamımızı anlamlandırır. Bu süreçte, Yaradan’ın istemleri doğrultusunda hareket etmek bizi daha doğru bir yola yöneltir.


Kalbimizle Yaradan’a bağlanarak sevgiyi hissedebilir ve bunu başkalarına yansıtabiliriz. Bu yansıma, hem bireysel mutluluğumuzu hem de toplumsal barışı beraberinde getirir.


Bedensel Teslimiyet
Bedensel Teslimiyet

3. Bedenin Teslimiyeti: Yaradan’dan Gelen Emanete Sahip Çıkmak

Teslimiyetin üçüncü unsuru, bedenimize olan sorumluluğumuzdur. Bedenimiz, Yaradan’dan bize verilmiş bir emanet ve yaşamımızı idame ettirdiğimiz bir aracımızdır. Bedenimizin dışsal ve içsel tüm unsurlarını doğru bir şekilde kullanmak, Yaradan’a olan teslimiyetimizin bir parçasıdır.


Nefsimizin arzularına yenik düşmeden, bedenimizi hem fiziksel hem de manevi anlamda doğru bir amaca yönlendirmeliyiz. Bu tutum, sadece sağlıklı bir yaşamı değil, aynı zamanda Yaradan’a olan bağlılığımızı ve şükrânımızı gösterir.


Teslimiyetin Hayatımızdaki Sonucu
Teslimiyetin Hayatımızdaki Sonucu

Teslimiyetin Hayatımızdaki Sonucu

Teslimiyet, iç huzuru bulmamızı sağlarken aynı zamanda Yaradan ile olan bağlantımızı derinleştirir. Ruhumuzu, kalbimizi ve bedenimizi Yaradan’a teslim etmek, sınırsız bir mutluluğun ve sevginin kapısını aralar.


Bezm-i Elest’te Yaradan’a verdiğimiz “Evet, Rabbimizsin” sözünü hatırlamak ve bu söze sadık kalmak, bize bu dünya alemindeki imtihanlarımızda yol gösterir. Koşulsuz teslimiyetle Yaradan’a bağlanmak, bizi daha yüksek bir bilinç seviyesine ulaştırır ve hayatta daha anlamlı bir yolda ilerlememizi sağlar.


Yaradan ile bir olma hali
Yaradan ile bir olma hali

Sonuç

Ruh, kalp ve beden teslimiyeti, Yaradan ile bir olmanın temel unsurlarıdır. Bu teslimiyeti hayatımızda benimsediğimizde, sınırsız bir sevgi, huzur ve mutluluk dünyasına adım atarız. Yaradan’ın bize bahşettiği bu çok kıymetli hazineyi fark ederek, hayatımızın her alanında anlam ve mutluluk bulabiliriz.


Unutmayalım ki Yaradan ile bir olmak, gören gözlerimizin, tutan ellerimizin ve atan kalplerimizin tek bir amaca hizmet ettiğini anlamakla mümkün olur. Koşulsuz sevgi ve teslimiyetin bahar bahçesine girmek için, özümüzden uzaklaşmamalı, Yaradan’a olan bağlılığımızı her daim korumaya çalışmalıyız.


Neriman Gök ( İçselYol) 15.Ocak 2025






 
 
 

Yorumlar


bottom of page